Pencereyi kapat Kapat

Kardiyoloji

Tüm dünyada olduğu gibi toplumumuzda da kalp-damar hastalıkları hem prevelans(sık görülme) açısından hem de ölüm sebepleri açısından zirvedeki yerini korumaktadır. 1990-2000 yılları arasında toplumumuzda yapılan çalışmalarda erişkinlerde; üç kişiden birinde yüksek tansiyon, yüz kişiden birinde kapak hastalığı, iki yüz kişiden birinde kalp-damar tıkanıklığı görüldüğü tespit edilmiş. Bu nedenlerden dolayı, kalp-damar hastalıkları herkesin karşısına çıkabilecek kadar sık ve ölümle sonuçlanabilecek kadar tehlikeli bir hastalık grubudur.

 

 

 

Kardiyoloji Bölümünde tanı ve tedavisi yapılan hastalıklar: 
- Kalp Krizi
- Koroner Yetmezliği
- Kalp Yetmezliği 
- Kalp Ritm ve İleti Bozuklukları
- Kalp Kapak Hastalıkları
- Periferik Damar Hastalıkları
- Aort Damarı Hastalıkları
- Hipertansiyon
- Hiperkolesterolemi
- Doğumsal kalp hastalıkları

 

Kardiyolojik olarak sık görülen hastalıklar;

 

Ani Ölüm Nedeni: Kalp Krizi
Türkiye’de yılda 200 bin kişi, kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor. Yalnızca ileri yaş hastalığı olmaktan çıkan kalp sorunları, genç yaşlarda da hızla artıyor. Trafik kazalarını bağlı ölümleri 30’a katlayan kalp krizinin en temel sebebi, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamdır. Kalp hastalıklarında genetik faktörlerin de etkisi büyüktür. Bunun için ailesinde ani ölüm hikayesi bulunanların daha dikkatli bir yaşam sürmesi öneriliyor.
Kalbi besleyen damarlarda meydana gelen ani tıkanma yani kalp krizi, gerçekten de ani ölümle sonuçlanan kalp hastalıkları içinde %75-80 oranı ile başı çeker. Kalple ilgili ölümlerin büyük kısmını oluşturan kalp damar tıkanıklığı, aynı zamanda tüm dünyada ölümlerin en önde gelen sebebidir.

 Kalp damar tıkanıklığının önlenmesi, bu arada bu rahatsızlıktan kaynaklanan ölümlerin önüne geçilmesi, hastalığın oluşumuna zemin hazırlayan risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Kalp damarlarında daralma ve tıkanmaya yol açan birçok neden arasında en önemlileri;

* Sigara alışkanlığı, 
* Kan basıncının yüksekliği yani hipertansiyon, 
* Şeker hastalığı,
* Kan yağlarındaki (kolesterol) dengesizlik ve yükselmeler,
* Kan akrabalarında özellikle erken yaşlarda ortaya çıkan koroner damar hastalığı öyküsünün olmasıdır.

Aile hikayesi olanlarda daha erken yaşta olmak ile birlikte kırk yaş üzerindeki kişilerde belli aralıklarla bu risk faktörlerinin  taranması ve kalp damar tıkanıklığının önlenmesi için erken tedaviye başlanması gerekmektedir. 

Kalp damar tıkanıklığında en temel yakınma, göğüs ağrısıdır. Kalp damarlarında tıkanıklık olduğunda ortaya çıkan ağrı, göğüs kafesinin ardında, sıkıştıran, ağırlık- baskı yapıcı tarzda (çoğu zaman sanki göğüs duvarına biri oturmuş hissi veren) bir ağrıdır. Bu ağrı künt bir ağrıdır. Batıcı tarzda değildir, nefes alıp vermekle ya da hareketle artış ya da azalma göstermez. Çoğunlukla efor ile sinirlenmekle veya soğukla ortaya çıkar. Sol kola, omuzlara, boyuna, sırta, karın ve çeneye yayılabilir. (Bazen de sadece bu bölgelerden birinde hissedilir.) Genellikle 10- 15 dakikadan az süren, dinlenmekle veya koroner damarları genişleten ilaç almakla geçen bir ağrıdır. Zaman zaman ağrıya sıkıntı hissi, terleme, baş dönmesi ve bulantı eşlik edebilir. Özellikle şeker hastalarında ve yaşlılarda bu ağrı çok belirsiz olabilir ya da hiç hissedilmeyebilir.  Bazen daralmış olan damar bölgesinde darlığı arttıran ani pıhtı çökmesi gibi dinamik değişiklikler olabilir. Bu durumda ağrı istirahat halindeyken gelir, daha uzun sürer ve ilaca cevap vermeyebilir. Bu tür göğüs ağrısı kolaylıkla bir kalp krizine yol açabileceğinden çok daha tehlikelidir. Bu özelliklere uyan bir ağrınız varsa, zaman geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

Kalp hastalıklarına bağlı göğüs ağrılarında neden bir an önce doktora gidilmeli?

Göğüs ağrıları bir kalp krizinin habercisi olabilir. Ya da o anda geçirilmekte olan bir kalp krizine ait olabilir.

* Kalp krizlerine bağlı ölümlerin %50'si hastane dışında ya da ilk 1 saat içinde olmaktadır.         * Kalp krizi, kalbi besleyen damarlardan birinin tıkanmasıyla oluşur ve kalbin kansız kalan o bölgesindeki hücreler geriye dönüşsüz bir şeklide ölmeye başlar ve 6- 12 saat içinde o bölgedeki tüm hücreler ölür.

Bu nedenlerden dolayı göğüs ağrısı ihmal edilmeden ve vakit geçirmeden  hastaneye başvurmayı gerektiren şikayetlerin başında gelmektedir.

 

Hipertansiyon nedir?
Hipertansiyon, tüm nüfusun yaklaşık dörtte birini etkileyen ve tedavi edilmediğinde ölümcül olarak seyredebilen bir hastalıktır. Bu nedenle kan basıncının belirli aralıklarla ölçülmesi ve normal değerlerin üzerinde değerlerle karşılaşılıyorsa doktora başvurulması gerekmektedir. Hipertansiyon tanısı için istirahat halinde minimum beş dakikalık aralıklar ile ölçülen KB değeri yeterlidir. Bu değerin 140/90 mmhg üzerinde olması hipertansiyon tanısını koydurur.
Hipertansiyon en sık enseden gelen baş ağrısı, kulakta dolgunluk hissi, çarpıntı, baş dönmesi gibi belirtiler versede, çoğu zaman hiçbir şikayet yapmadan da seyredebilir. Hastanın şikayetinin olup olmamasına bakılmaksızın kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) tedavi edilmelidir. Çünkü yüksek kan basıncı  belirti vermese de hastada göz, kalp, böbrekler başta olmak üzere organlarda basınç hasarı yaratır ve kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, damar tıkanıklıkları, görme kaybı gibi son noktalara yol açar.

Hipertansiyon tanısı olan tüm hastalarda öncelikle tuz kısıtlaması, kilo verilmesi, potasyum ve magnezyumdan zengin diet(meyve-sebze), alkol ve sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz gibi ilaçsız tedaviler denenmelidir. Halen kan basınçları yüksek seyrederse  hastaya en uygun olan, yan etki profili en düşük ilaç seçilmelidir. Eğer herhangi bir yan etki meydana gelirse, hasta rahatlıkla başka bir seçeneğe yöneltilebilir. İlaçlardan kaynaklanan yan etkiler de ilacın kesilmesinden sonra ortadan kalkar.

Hipertansiyon tedavisine ömür boyu devam edilmelidir. Hipertansiyon tedavisinde amaç kan basıncının hedef değerler altına düşürülmesidir. Şeker hastalarında olduğu gibi hastaların yarısında hedef değerlere tek ilaç ile ulaşılamayabilir. Bu yüzden farklı etki mekanizması olan ilaçlar hedefe ulaşana kadar basamak basamak kombine edilmelidir.

Kalp kapak hastalıkları

Kapak hastalıkları sıklıkla 15-20 li yaşlarda geçirilen boğaz-bademcik enfeksiyonları sonucu kapakların yapı bozukluğu veya yaşlanma ile kapakların kireçlenmesine bağlı olarak meydana gelmektedir. Toplumumuzda romatizmal kapak hastalığı bin kişiden on’ unda, yaşa bağlı kapak kireçlenmesi neredeyse yaşlı  popülasyonun üçte birinde görülmektedir. Kapaklarda daralma ya da kaçağa yol açan bu hastalık erken teşhis konulup hasta takibe alınmaz ve operasyon zamanı geldiğinde kapak değişimi yapılmaz ise   kalp yetmezliği, akciğer basıncında artış gibi geri dönülmez son noktalara yol açabilir. Böyle tehlikeli bir hastalık olmasına karşın, kapak hastalığının tanısı detaylı bir kardiyolojik muayene,  ekokardiyografi ile kolaylıkla konulabilmektedir.   

Kalp yetmezliği

Kalp yetmezliği aslında bir hastalık değil sonuçtur. Şöyle ki kalp yetmezliği birçok hastalığın son döneminde ortaya çıkan bir sendromdur. Kalp yetmezliği yapan sebeplere bakıldığında hipertansiyon, kalp-damar tıkanıklıkları, kapak hastalıkları, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı ön planda yer almaktadır. Bu hastalıklara bağlı olmayan genetik yapı nedeni ile ortaya çıkan zaman ile kalbin kendi kendine büyüdüğü ve yetmezliğe gittiği bir hastalıkta vardır. Dilate KMP denilen bu hastalık nadir görülmektedir. Kalp yetmezliği sebeblerine bakıldığında hepsinin tedavi edilebilir olduğu gözükmektedir. Yani yukarıdaki hastalıklar erken ve doğru teşhis konulduktan sonra iyi tedavi edilirlerse kalp yetmezliği gelişimi engellenebilir.

Kliniğimizde yukarıda bahsedilen hastalıkların tanı, tedavi ve takibi 24 saat tansiyon holter, 24 saat EKG holter, ekokardiyografi, efor testi, multislice koroner tomografi gibi teknolojinin son olanakları kullanılarak deneyimli uzman hekim tarafından yapılmaktadır.

 

hsh facebook'da
hsh twitter'da
hsh g+'da
hsh linkedin'de
hsh youtube'da
hsh youtube'da
Nöbetçi Eczane
ÜCRETSİZ HASTA SERVİSİ
Servis Saatleri : 8:00 dan baslayıp 17:00 a kadar
Servis Güzergahı : Hastane, Çoban, Atatürk Bulvarı, Başaran Kırtasiye, İstanbul Cd., SSK, Eski Otogar, Sagus Köprüsü, Küçüksu Köprüsü
Düzce Özel Çağsu Hastanesi
Cumhuriyet Mah. D-100 Karayolu / DÜZCE
Tel: 0.380.5241666 - Faks: 0.380.5247741
info@hsh.com.tr
© 2007 - 2017 Düzce Özel Çağsu Hastanesi
Neo Tasarım Hizmetleri